|
ÇAYCUMA |
|
|
|
İlçe, Filyos Çayı vadisinin iki yanında yer alan yamaçlar
arasında kurulmuş olup, deniz seviyesinden
yüksekliği 20 metredir. 228 kilometre uzunluğundaki
Filyos Çayının yaklaşık 35 kilometrelik kısmı
Çaycuma sınırları içinden geçerek, Filyos Beldesinde
Karadeniz’ e dökülür |
|
|
|
İlçede Karadeniz iklimi hakimdir; yazları fazla sıcak
değildir, kış Ayları ise ılık ve yağışlıdır. Yıllık
ortalama yağış miktarı 1250-1500 kg/m2’dir.Yağışlar
genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde
görülür. İlçe Filyos Vadisi boyunca kuzey
rüzgarlarının etkisi altındadır. |
|
|
|
72 kilometre olan karayolu ağıyla il merkezine ve komşu ilçelere
bağlanan Çaycuma’nın, Zonguldak-Ankara demiryolu
üzerinde 3 istasyon ve 6 durağı bulunmaktadır.
Zonguldak-Ankara karşılıklı seferleri dışında, günün
diğer saatlerinde Zonguldak-Çaycuma-Karabük hattında
yolcu ve yük nakli yapılmaktadır. ilçede 1942
yılında yapılan Kokaksu (Saltukova) Hava Alanı uzun
yıllardan beri kaderine terk edilmişliğinden; sivil
havacılık ihtiyaçları çerçevesinde ulaşıma açılması
yönündeki çalışmaların başlaması ile kurtulmuştur. |
|
|
|
M.Ö. 2000 yılından itibaren sırasıyla Pers, Makedonya,
Pontus ve Roma Krallıklarının egemenliğinde olan
Çaycuma’nın, M.S. dönemleri Bizans ve Türk
Beyliklerinin egemenliğinde geçmiştir. Osmanlı
döneminde, 1869 tarihli Kastamonu Vilayeti , 1916
tarihli Bolu Mutasarrıflığı Salnameleriyle ve 1869
yılında Çarşamba adıyla Devrek kazasına, 1883
yılında ise Bartın’a , Osmanlı Devletinin 1902
tarihli Salnameleriyle ise Çarşamba Nahiyesi olarak
Zonguldak’a bağlandığı yazılı kaynaklardan
anlaşılmaktadır. |
|
|
|
Tarihçe |
|
|
|
Oldukça yeni bir yerleşim yeri olan Çaycuma'nın tarihiyle
ilgili bilgiler, Osmanlı Devleti döneminde
hazırlanan Kastamonu ve Bolu Salnamelerindeki
bilgilerle ve sözlü anlatımlarla sınırlıdır.
Yerleşim yeri olarak çok uzun bir tarihsel geçmişe
sahip olmamakla birlikte bugünkü Çaycuma'nın
sınırları içinde kalan topraklar tarih öncesi
dönemden bu yana çeşitli ulus toplulukların
yerleşimine sahne olmuştur.Tarihsel süreç içinde
savaşlar, göçler ve diğer nedenlerle bölgeye
yerleşen toplulukların izleri günümüze kadar
gelmiştir. |
|
|
|
Tarih öncesi dönemde Çaycuma'nın da içinde bulunduğu
bölgenin adı Paflagonya idi. Paflagonya Bölgesinin
batı sınırını Filyos Çayı oluşturuyordu. Karadeniz
kıyısındaki Tios (Filyos) bir Miletos kolonisiydi.
Paflagonya bölgesine yerleştiği bilinen en eski
topluluklar Frigya boylarıdır. İ.Ö.1200'lü yıllarda
başlayan ve "Ege Göç Kavimleri Hareketi" adı verilen
göçlerle birlikte Bitin, Mariondin,Migdon diye
anılan Frig toplulukları Zonguldak ve civarına
yöneldi. Ancak bu topluluklar birkaç yüzyıl boyunca
siyasal bir örgüt yapısı oluşturamadılar. Kral
Gordios ve Midas'ın öncülüğünde siyasal yapılanma
içine girdilerse de yöredeki Frig egemenliği
Kimmerler tarafından ortadan kaldırıldı. İ.Ö. VII.yy
başlarında Kafkasya'dan Anadolu'ya giren Kimmer
boyları Frigya'ya ardı arkası kesilmeyen seferler
düzenledi. Bu seferlerin sonucunda Frig Kralı III.Midas
Kimmer savaşçılarına yenik düştü ve İ.Ö. 676'da Frig
Krallığı ortadan kalktı. |
|
|
|
Kimmerler, Paflagonya'daki varlıklarını İ.Ö. 630'lara değin
sürdürdüler ancak Lidyalılar ve Asurlular'la
yaptıkları savaşlar sonucunda zayıf düştüler ve en
sonunda Med Devleti karşısında tutunamayarak
Anadolu'yu terk ettiler. |
|
|
|
Kimmerler'den sonra İ.Ö. VI.yy başlarında Lidya Devleti
bölgede egemenlik sağladı. Yine aynı yıllarda,Batı
Anadolu kıyılarında yaşayan kimi Megaralılar ve
Boitoiyalılar bölgeye geldiler. Karadeniz'in
kuzeyinden getirdikleri malların boşaltılabileceği "Emperion"lar
(küçük ticari iskeleler) kurmaya yöneldiler. Tios (Filatairos/Filyos)
bunklar arasında önemli bir koloniydi. Ancak
perslerin, Lidyalıları İ.Ö. 546'da yenilgiye
uğratmasıyla bölgedeki Lidya egemenliği de son
buldu. |
|
|
|
Persler, Anadolu'ya egemendiler ama Tiios (Filyos) gibi
koloni kentlerin yönetimine "tiran" adı verilen
kendi yandaşlarının getirilmesini sağladılar.
İ.Ö.334'de Anadolu'ya geçen Makedonya kralı
İskender, Pers ordusunu Gronikos Çayı yakınlarında
yenilgiye uğratınca Perslerin Batı ve Kuzeybatı
Anadol'daki üstünlüğü sona erdi. İskender bölgeyi
Makedonyalı subayların yönetimine bıraktı. |
|
|
|
Romalılar döneminde, Romalı soylulardan ve ünlü
yöneticilerden Balbinus, İmparator Maksimunus
(İ.Ö.235-238) zamanında çeşitli vilayetlerde sivil
yönetime geçişe yönelik düzenlemeler yaptı ve bölge
Doğu Roma İmparatorluğu içinde kaldı. VII.yy
başlarında, Bizans İmparatoru Herakleios döneminde
ülke "thema" (vilayet) denilen yönetsel birimlere
ayrıldı. Bölge de bunlardan "Opsikion Theması"
içinde yer aldı. Paflagonya kıyıları 1204'den sonra
Komnenos soyundan gelen David tarafından ele
geçirildi. |
|
|
|
1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Türk boyları kitleler
halinde Anadolu'ya akmaya başladı. Malazgirt
zaferinden hemen sonra Alp Arslan (1072) öldürülünce
yerine oğlu Melikşah geçti ancak Türkler arasındaki
iktidar kavgası bir türlü bitmek bilmiyordu. Alp
Arslan'a karşı ayaklanmış olan Kutalmışoğlu
Süleymanşah ve kardeşi Mansur Anadolu'ya girdiler ve
kısa sürede Konya'dan İznik2e kadar olan bölgeyi ele
geçirdikten sonra 1075'te Anadolu Selçuklu Devletini
kurdular. Ancak Bizans egemenliğindeki Zonguldak ve
yöresine yönelik Türk saldırıları geçici akın
olmaktan öteye gidemiyordu. |
|
|
|
1084 yılında I. Aleksios'un bölgedeki valilerini
askerleriyle birlikte İstanbul'a toplantıya
çağırmasını fırsat bilen Süleymanşah' ın
komutanlarından Emir Karatekin, Ulus, Bartın, Devrek
topraklarını ele geçirdikten sonra kıyıya yönelerek
Zonguldak yöresini bütünüyle ele geçirdi.Büyük
Selçuklular ile Anadolu Selçukluları arasındaki
çekişme yeniden başlamıştı. Çekişme sonucu Anadolu
Selçukluları büyük bir sarsıntı geçirdiler. Emir
Karatekin de Bizanslılar karşısında direnemeyince
bölge yeniden Bizanslıların eline geçti. |
|
|
|
Anadolu Selçukluların çöküş döneminde Candaroğulları Beyliği
bağımsızlığını ilan etti (1335). Sinop'tan
Safranbolu'ya kadar uzanan bölgede egemen olan
Candaroğulları beyliklerini hem Bizans'a, hemde
Osmanlılar' a ve öbür beyliklere karşı korumaya
çalıştılar. Candaroğulları en çok Osmanlı Devleti
tedirgin ediyordu. Candaroğlu Süleyman Paşa'nın bir
kaç kez Orhan gazi ile savaştığı biliniyor.
Amasra'ya kadar uzanan kıyı bölgesinin ve iç
kesimlerin Osmanlı topraklarına katılması;
Cenevizliler’in, Bizanslıların ve Candaroğulları’
nın egemenliğinin kesin olarak sona ermesi Fatih
Sultan Mehmet döneminde oldu. Fatih Sultan Mehmet
aynı zamanda Candaroğulları beyliğini de ortadan
kaldırdı. |
|
|
|
[Geri] |